“YAPAMADIKLARIMIZI DEĞİL YAPABİLDİKLERİMİZİ GÖRÜN”

0
595

“YAPAMADIKLARIMIZI DEĞİL YAPABİLDİKLERİMİZİ GÖRÜN”

                03 Aralık Dünya Engelliler günü nedeniyle Türkiye Beyazay Derneği Polatlı Şube Başkanı Ziya SULUYER bir açıklama yaptı. SULUYER “03 Aralık Aralık Dünya Engelliler günü. 3 Aralık «Her birey engelli adayıdır» söyleminden uzaklaşarak, İnanç temelli duygusal söylemlerle kullanılabilir hale getirilen Engellilerin anayasal haklarının insanlık onuruna uygun şekilde düzenlenmesi gereğinin, insan olmanın temel ilkesi olduğu gerçeğini anlamak ve anlatmak tarihidir.” Dedi.

“Bugün, farkındalık günüdür”

Türkiye Beyazay Derneği Polatlı Şube Başkanı Ziya SULUYER  daha sonra sözlerine şöyle devam etti. “Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Birleşmiş Milletler tarafından 1992 yılında Dünya Engelliler Günü olarak ilan edilen bugün, bir kutlama, çiçek sunma günü değildir. Bugün, farkındalık günüdür, engellilikten ziyade engellenmekten kaynaklanan sorunlarla yüzleşme günüdür. Ve bugün, nüfusunun yaklaşık yüzde 12’inin engelli olduğu bir dünyada, bir güne sığmayacak derecede önemlidir. Biz engelliler bir gün değil her gün hatırlanmak istiyoruz.. Engelli olmak asla utanılacak ya da saklanacak bir şey değil. Türkiye’de her 100 evden beşinde engelli bir vatandaşımız var  “Sağlık,evde bakım,ayrımcılıkla mücadele,adil çalışma şartları,her alanda eğitim,mesleki eğitim,özelde ve kamuda istihdam,rehabilitasyon hizmetleri.”Toplumun en dezavantajlı kesimi olan engelliler  için geleceğe güvenle bakmak açısından olmazsa olmazlarıdır. Engelli vatandaşlarımızın insan onuruna yakışır şekilde hizmet almasını sağlamak,yapamadıklarına değil yapabildikleri becerilerini geliştirmek ve sosyal hayata uyum sağlamak noktasında bütün kurumlar üzerine düşeni yapmak durumundadır Engelliler  Dünyanın en dezavantajlı kesimidir.Engellerinden dolayı hayatın her alanında engellerle karşılaşan engelliler toplumun geri kalanından daha kötü şartlarda yaşamaktadırlar.Daha az eğitim alabilmekte,daha zor şartlarda çalışmaktadırlar. Engellilerin önemli bir kısmı yoksullukla da mücadele etmektedir.Engelliler kendi geleceklerini şekillendirirken toplumdan destek görmek istemektedir.Toplum olarak engellilere hak ettikleri yaşam şartlarını vermek hepimizin görevi olmalıdır. 21. yüzyıl dünyasında başarısızlığın, dışlanmışlığın ve yetersizliğin nedeni engelli olma durumu değildir; engellenme durumudur. Gelin, her türlü engelden uzak eşit ve adil yarınlar için birlikte mücadele edelim…

Engelli insanların yardım alan değil, yardım eden bireyler olması için eğitilip, desteklemesi gerekir. Eğitilip desteklenen her engelli birey toplumun çok değerli bir parçası olarak topluma yük olan değil onun yüküne ortak olan bir birey olur.Engellilerin topluma entegrasyonu ile ilgili yapılan her çalışma  yaşam kaliteleri yükselmekte, sosyal hayatın içinde aktif, üretken ve kendine güvenen bireyler olmaktadır.Engelliler toplumun birer ferdidir. Herkesin sahip olduğu hukuki haklara sahiplerdir. Hiç kimse bir engeli için toplumdan dışlanamaz. Engellilerin sosyal hayata uyum sağlamaları, her türlü haktan en iyi şekilde yararlanabilmeleri için sokaklar, toplu taşıma araçları, kamu ve belediye hizmet binaları engelli erişimine uygun hale getirilmelidir.Gerek yasalarımızda gerekse günlük yaşantımızda engellilerin yaşamını kolaylaştırmaya yönelik ciddi düzenlemeler yapılmıştır.Eğitim imkanından faydalanamayan engelliler için devlet destekli rehabilitasyon merkezleri açılmıştır.Bu merkezlerde engelli çocuklar hem psikolojik açıdan hem de öğrenim açısından herhangi bir ücret ödemeksizin eğitilmektedirler. Bu noktada, eğitimde fırsat eşitliği ilkesine önem verilmiştir.Eğitilen her engelli topluma kazandırılan yeni bir bireydir.Türkiye Beyazay Derneği olarak önceliğimiz engellilerin eğitimidir ve  “Eğitim her Engeli Aşar” diyoruz. Engellilere yol açalım, önlerine yeni engeller koymayalım ki, zaten dezavantajlı bir şekilde hayatını sürdüren engellilerin önüne bir engel de siz olmayın.Engelleri aşmak için hep birlikte yapacağımız çok şey vardır.Engelleri aşmak için hep birlikte harekete geçmek gerekir.

Son yıllarda engellilerle ilgili olarak devletimizin çok ciddi ve güzel çalışmaları olmuştur.Engelli hakları,engellilerin eğitimi ,engelli istihdamı ile ilgili önemli çalışmalar yapılmıştır.2002 yılında kamuda çalışan engelli sayısı sadece 5 bin 77 iken  Son 14 yıllık dönemde  bu sayıyı 50.000’e kadar çıkmıştır.Engellilerimizin ekonomik kalkınmanın bir parçası olarak rol alması ve potansiyellerini ortaya koymaları durumunda ülke olarak hedeflerimize daha rahat ulaşabiliriz. Devletimiz Engellilerin toplumsal entegrasyonuna ve rehabilitasyonuna hizmet eden, istihdam edilebilirliklerini artırmayı amaçlayan mesleki eğitim ve rehabilitasyon amaçlı projelere destek olarak engellilerin önündeki engelleri kaldırma yolunda büyük adımlar atmıştı

Bireysel olarak da hepimiz engellilerin hayatına dokunuş sürecinde iyilik ve güzellik adına bir rol alabiliriz.Bir okul, iş ya da toplum ve spor aktivitelerinde, hayatımızın bir parçası olarak,  diğer insanlar gibi, engellileri dahil ederek onların hayatına dokunabiliriz.Olumlu bir değişim elde etmek için engellilerle ilgili faaliyet gösteren sivil toplum  kuruluşları ile çalışarak engellilere rahatlıkla erişebilirsiniz.Engellilerle ilgili yapılan çalışmalarda engellileri izole eden değil topluma entegre eden bir anlayış içinde olmak bizleri daha mutlu edecektir.

Engellilerle ile ilgili politikalar; sadece engellilerin  insani haklarını ve sosyal güvencelerini sağlamakla sınırlı olmayıp, aynı zamanda engelliliğe neden olan etmenlerin çözümünü de kapsamalıdır.Engelli  insanların yaşadıkları sorunlar sadece kendilerinin değil; ailelerinin, çevrenin, toplumun, kısacası tüm insanların ortak sorunudur. İnsanların engelli olmaları çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkan bir sonuç olmakla birlikte, engellilerin normal bir hayat sürmeleri ancak toplumsal duyarlılığın oluşturulmasıyla mümkündür. Bu anlamda, engelli vatandaşlara acıma duyguları ile yaklaşmak yerine, kurumsal hizmetlerin geliştirilmesi esas alınmalıdır. Engelli hizmet götüren kamu, özel sektör ve gönüllü sivil toplum örgütlerinin güçlendirilmesine önem verilmelidir. Başta Engelliler Kanunu, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olmak üzere birçok belge engellilik sorununu temelde bir insan hakları sorunu olarak ele almaktadır. Bizim anayasamız ve yasalarımız da engellilere ilişkin olarak evrensel değerlerle paralel düzenlemeleri ön görmüş, devleti engellilerin sorununa yönelik yükümlü kılmıştır. Devletimizin evrensel ölçülerde engellilerini sahiplenme çabası, toplumsal bilinçlenme ve kamuoyu desteği ile anlamlı ve gerçek bir boyuta ulaşacaktır.

“Engelli vatandaşların hayatın her alanında, kimseye muhtaç olmadan, hayatlarını sürdürebilmeleri en temel insan hakkıdır. Huzurlu ve güvenli bir toplum oluşturulmasının yolu, engelli vatandaşlarımızın da toplumun ayrılmaz birer parçası haline getirilmesi ile mümkündür. Devletimiz, engelli vatandaşlarımızın yaşamlarının kolaylaştırılması ve iyileştirilmesi yönünde son yıllarda çok önemli yasal düzenlemeler yapmıştır. Ancak engelli vatandaşlarımızın sorunlarının çözümü noktasında, Yerel Yönetimlerin, Sivil Toplum Kuruluşlarının, basın ve yayın organları ile toplumun her kesimindeki bireylerin, destek olması gerekmektedir. Her fırsatta onları kucaklayarak eşit ve değerli vatandaşlar olduklarını göstermeliyiz. Bu durum insanlık borcumuzun yanı sıra, çağdaş toplum ve sosyal devlet olmanın da en önemli gereğidir. Bu duygu ve düşüncelerle tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yaşam temennisiyle Polatlımızda engellilere sorunlarını aşmak için yardımcı olan herkese teşekkür eder herkese engelsiz günler dileriz.” Dedi. Haber: Tevfik Emre EFE

CEVAPLA