OCAKBAŞI SOHBETLERİ DEVAM EDİYOR

0
260

Türk Ocakları Polatlı Şubesi’nde ocak başı sohbetleri devam ediyor. Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Servet Özdemir’in konuşmacı olarak katıldığı programda, Türk Milli Eğitim Sisteminin Genel Durumu ve Yönelimleri anlatıldı. Özdemir, eğitim sisteminin eksikliklerinden, yapılması gerekenlerden, 21. yüzyıl becerilerine ayak uydurulmasının önemini vurgulayarak açıklamalarda bulundu.

TÜRK MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİNİN GENEL DURUMU VE YÖNELİMLERİ

Türk Ocakları Polatlı Şubesi’nde ocak başı sohbetleri devam ediyor. Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Servet Özdemir’in konuşmacı olarak katıldığı programda, Türk Milli Eğitim Sisteminin Genel Durumu ve Yönelimleri anlatıldı. Özdemir, Cuma günü Polatlı Türk Ocakları Şubesi’nde gerçekleştirilen sohbette şu açıklamalara yer verdi.

“EĞİTİMDE AMAÇ SORUNU VAR”

“Keşke bir Türk eğitim sistemi olsa da sorunları olsa. Maalesef bugünlerde sistemi de yok gibi. Hiç bu kadar kaotik bir durumla karşılaşmamıştık daha önce. Zaman zaman sorun olur, yöneticilerin amacı sorun çözmektir fakat kendi kendimize sorunlar çıkarıyoruz. Biz bir vizyon ortaya koymuyoruz. 21. Yüzyılda ne oluyor? Dünya nereye gidiyor? Biz nereye gidiyoruz? Aileler eğitimden ne bekliyor? Öğrenciler eğitimden ne bekliyor? Devlet eğitimden ne bekliyor? İş dünyası eğitimden ne bekliyor? Yani bu yapay zekadaki gelişmeler, robotların çalıştığı fabrikalar, insan gücümüzün niteliği nasıl olacak diye düşünmek gerekiyor. Çalışmakla üretmek gibi değerler ülkemize ne zaman girecek? Türkiye’de ekmek israfından herkes söz eder fakat insan israfından kimse söz etmiyor. Nurettin Topçu diyor ki, “Felsefesi olmayan milletin mektebi olmaz” peki bizim eğitim sistemimizin temel felsefesi nedir? Biz nasıl insanlar istiyoruz? Eğer siz yönetimde kadrolamayı, sendika tekeline bıraktıysanız, burası da bir sivil toplum örgütü, sivil toplum örgütlerinin demokraside önemli bir yeri vardır fakat sivil toplum örgütleri devletin yerine geçemez. Eğer aldığınız kararları sık sık değiştiriyorsanız, vizyonel değilsinizdir ve üzerinde yeterince çalışmamışsınızdır. Herkes hata yapabilir ama silginiz kaleminizden önce bitememeli. Yani, eğitimde amaç sorunu var, eğitimde yapı sorunu var, eğitimde kadro sorunu var ve eğitim örgütlerinin kültürü ve havası çok ılıman değil. Bu çağda bilginin patronu kimse o etkili oluyor. Bilgiyi nasıl üretebiliriz? Demir bizde de var, önemli olan bilgi üretmektir. Peki dünya nasıl? Ekonomik çöküşler var, zayıf liderler ve vizyonsuzluk var, savaşlar var, terör var, uluslararası örgütlere güven yok, hastalık korkusu var… Dünya bir yanda da böyledir. Eğitim davamız nedir? Okul ne kazandırıyor bize? Okul kişiliği karakteri duruşu geliştiriyor mu? Taklit devam ediyor. Okul teorimiz nedir? Okullar ne yapmaya çalışıyor? Sistemin varlık gayesi nedir? Taraflar mutlu mu? Ne yapmalıyız? Sorularını sormamız gerekiyor. Kimse mutlu değil, o zaman bu sistem çalışmaz. Bizim eğitim sistemimiz var sanalda, gerçekten uzak.

“KADIN OLMADAN MEDENİYET OLMAZ”

Türkiye’nin 2014 İnsani Geliştirme Endeksi değeri, 0.761 oldu. Bu değerle Türkiye, Yüksek insani geliştirme kategorisinde yer aldı ve 188 ülke ve bölge arasında 72. Oldu. 0.761’lik İGE değeri ile Türkiye 0.867’lik AB ortalamasının ve 882’lik OECD ortalamasının altında kalıyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği endeksi cinsiyete dayalı eşitsizlikleri üç farklı boyutta yansıtıyor. Bu boyutlar; üreme sağlığı, kadının güçlendirilmesi ve ekonomik faaliyetler şeklide sıralanıyor. Türkiye, 2014 endeksinde 0.359’luk bir TCEE değeriyle 155 ülke arasında 71. Sırada yer aldı. Ayrımcıyız yani. Kadınlara ayrımcılık yapıyoruz. Kadın olmadan medeniyet olmaz. 24-34 yaşındakilerin yarısı liseyi bitirmemiş, kadınların eğitime katılımı düşük, aynı beceri seviyesinde ücret farkı var. Bizim okumaya ayırdığımız süre günlük bir dakikadır. Bizim kültürümüzün iddiaları nelerdir? Ortak okuduğumuz yirmi tane kitap olmaz mı? Ortak 20 tane geleneğimiz olmaz mı? Kafa karışıklığı içerisinde ne yapacağımızı pek bilmiyoruz. Yetişkinler araştırmasında; çocukların yetişkinlerden durumu daha kötü, çocuklarımız okuduklarını anlamıyor. Biz insanımıza bunu neden yaptık? Gerçek manada eğitim demek, insanların problem görme ve çözme kapasitesini geliştirmek demektir. Problem görmüyorsa, rahatsızlık duymuyorsa yapacak bir şey yok. Belli şeyleri ezbere tekrar etmek eğitim sayılmaz. Biz neden böyle yaşıyoruz? Biz medeniyet kuran bir milletiz. Bizim daha iddialı olmamız ve yapmamız lazım. Eğitim o yüzden problem görmek, rahatsız olmak ve problem çözmektir. Çözebilen insanlara imkan çoktur.

“BİRAZ EVRİMCİ OLMAMIZ LAZIM, DEVRİMCİLİĞİ BIRAKMAK LAZIM”

Okulların yeni bir düzen getirmeye cesareti var mı? Okulun bir iddiaya, medeniyet tasavvuruna ihtiyacı var. Okulun üzerinde yükseldiği varsayımları sorgulamamız gerekiyor. Okul bize ne vaat ediyor? yeni bir dünya var. Yeni dünyayı kabul etmek gerekiyor ve yeni dünyaya göre çalışmak, tasarlamak gerekiyor. Devletin ayakta kalması sadece yazılı ve görsel basından kendilerine ulaşan hazır fikirler açısından seçim yapan değil, kendi başına düşülebilen vatandaşlara bağlıdır. Reşit olmak diye bir şey var ama birde düşünsel yönden reşit olmak diye de bir şey var. Yaş ilerlemiş ama reşit değil, özgürce düşünemiyorsa insanlar, düşünsel yönden reşit değildir demektir. Batılılarla aramızda bir fark var. Batılılar evrimci, biz devrimciyiz. Biz yıkıp yapmaya bayılıyoruz. Bin yıllık bir kurumumuz var mı? Biraz evrimci olmamız lazım, devrimciliği bırakmak lazım. Yıkıp yıkıp yapmak gerekmez. Biraz kendi kültürümüzden izler taşımalı yaptığımız her şey. Biraz insanlıktan çıktık. 21. Yüzyıl becerilerinin farkında değiliz. Eğitimin amacı çocukları özgür kılmaktır. Çocukları kendimize benzetemeyiz, bundan vazgeçelim. Onlara düşünmeyi öğretelim, irdelemeyi öğretelim, kültüre maruz bırakalım. Kendi kültürünüze güveniyorsanız kendi çocuğunuz size benzer zaten. Türlerin devamını sağlayan çeşitliliktir. Farklılık iyidir. Emeksiz yemek olmaz, çalışmadan olmaz. Beceriyi birlikte kullanmak gerekir. Niteliksiz insan gücüne olan talep gerçekten azalacak. Eğitim artık varoluş ve milli güvenlik meselesidir. Eğitim, topyekûn hepimizin geleceğini ilgilendiren bir meseledir.” Diyerek sözlerine son verdi.

Haber: Ali Rıza OVACIK

CEVAPLA