E-90 MACERASI ”Anılar”

0
326

Ankara Polatlı yolu olan E 90 Karayolu can almaya devam ediyordu. Bütün Ege ve Akdenize bu yoldan gidiliyordu günde binlerce araç geçiyordu. ve E 90 en az 10 yıl gecikmiş ve ihmal edilmişti . Polatlı’mızın saygın ailelerinden olan Burhan BIYIKOĞLU yine bu yol üzerinde bulunan Hema dişli fabrikasında mühendis olarak çalışıyordu .İşinden evine gelirken bu yolda hayatını kaybetti aynı hafta 3 ayrı kazalarda tam 9 kişi ölmüştü. Kazaların sebebi ise yolun hem tek şeritli olması hem sürücü hatalarıydı. Burhan beyin kızı sanayideki iş yerime telefon ederek “Mahir abi biz lise olarak karar aldık yolu keseceğiz sende sivil toplum kuruluşlarını harekete geçir dedi. O Zamanlar Polatlı’da POGİAD Polatlılı iş adamları derneği kurulmuştu ve Başkanı ise daha sonra Polatlı belediye başkanlığı yapmış olan Sami ÇAY’DI Sami bey çarşıda ben sanayide faaliyetleri başlattık ve arkadaşım marangoz olan Ülfet AYHAN’NIN Dükkanında yüzlerce pankart hazırladık Pankartlarda rahmetli de sollardı,” E 90 Mezarlığına hoş geldiniz”.Evinizle helalleşmeden E 90’A Çıkmayın ,gibi çeşitli yazılar vardı. İş yerim pankartlarla dolmuştu. Birden sivil polis ekibi
İş yerimi bastı polisler” sen yolu kesecek missin bunun suç olduğunu biliyor musun.?” dediler.Bende yol kesecek eşkıya değilim ben burada garip bir oto boyacısıyım dedim.”pekii bu pankartlar ne “diye sordular ben oto boyacısıyım sizlerde isterseniz size de yazabilirim dedim onlar gitti bu sefer Emniyet müdürümüz Ahmet bey geldi “mahir seni birkaç günlüğüne Gümüşlüye alacağız” dedi ben de hay hay gidelim dedim çıraklar mahir usta sen gümüşlünün neresi olduğunu biliyor musun dedi ben de” hayır bilmiyorum “dedim gümüşlü Polatlı hapishanesi dedi .hemen müdür beye 5 dakika bekleyin tüm ulusal haber merkezlerini arayayım “yol için hapse girdi “diye haber yapsınlar dedim”Ben telefon ederken Polis ekibi bu bizim başımız belaya sokacak “diyerek hemen gitmişler ertesi günü Polatlı Dört yolda binlerce öğrenci ve sivil toplum kuruluşları,öğrenciler,vatandaşlar toplanmıştı. Yolu trafiğe kapattık kilometrelerce kuyruk oluştu tüm ulusal basın ordaydı. Öğrenciler Slogan atarak yürüyüş yaparken bir milletvekilinin aracını sardılar ve sallamaya başladılar.vekil panik içindeydi çocuklara zorla bıraktırdık. Kalabalık sanayie kadar yürüyüp oradan çarşı merkezine yöneldiler .
Cumhuriyet meydanın da Atatürk heykeli önünde bir basın açıklaması yapıp dağılacaktık Etrafımızı polis jandarma sarmıştı ve EM MD.Ahmet bey kravatını çıkararak tüm ekibine ellerine sopa vererek “dağıtın hepsini “diye saldırın komutunu verdi tam o anda ben bağırarak “istiklal marşı “diye hemen korkmaz sönmez bu şafaklarda dediğimizde tüm polisler taş kesilmiş ve ellerinde cop ve sopalarla hazır ol vaziyetine geçmişlerdi. İstiklal marşı söylenirken birkaç elebaşı olarak bizler kaçtık polis marş biter bitmez ortalığı dağıttı. Ortalık savaş alanına dönmüştü.Ertesi günü iş yerime gelen polis ifadeni
Alacağız diyerek beni emniyete götürdü. Em Md. Ahmet beyle samimiydik aynı zamanda gazetecilik yapıyordum.Müdür bey soruyordu mahir biz sizin kafanızı gözünüzü yaracaktık, ucuz yırttınız “İstiklal marşı nereden aklına geldi “dedi Müdürüm akşam ev de Kemal SUNAL’IN Filmini seyrediyordum Şabanı kovalıyorlardı tam yakalayacaklar şaban ezan okumaya başlıyordu kimse dokunmuyordu dedim güldü ve arkaya geç ifaden alınsın dedi ifademde “ben yoldan sanayi ye giderken kalabalığa karıştım” dedim ve ilk sabıkamı almıştım.
Hoşça ve sağlıcakla kalın.

CEVAPLA