Ankara İl Müftüsü Mehmet SÖNMEZOĞLU Görevine Başladı

0
814

Ankara İl Müftüsü Mehmet SÖNMEZOĞLU Görevine Başladı

SÖNMEZOĞLU “Yüce dinimiz İslâm’a, milletimize ve başkentimize hizmet etme şerefini bahşeden Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve sena olsun. Hz. Âdem’den Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’ya kadar insanlığın kutlu elçilerine salât ve selam olsun.” Dedi.

RAHMÂN VE RAHÎM OLAN ALLAH’IN ADIYLA

Ankara İl Müftüsü Mehmet SÖNMEZOĞLU göreve başlarken yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi. “İnsanlık tarihinden Bedir’e, Bedir’den günümüze kadar, dinimiz, vatanımız, bayrağımız, milletimiz için şehadet şerbeti içen bütün şehitlerimize ve gazilerimize rahmet olsun. Özellikle 15 Temmuz 2016 Cuma gecesi hain darbe girişiminde şehit olan bütün şehitlerimize rahmet, gazilerimize, ailelerine ve tüm Ankaralılara selam olsun.

Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde 32 yıldır yürütmekte olduğum çeşitli görevlerden sonra 07.12.2016 tarihi itibariyle Ankara il müftülüğü görevine atanmış bulunmaktayım. Bu önemli ve mesuliyeti çok ağır, ancak şerefi çok büyük olan bu göreve şahsımı layık gören, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, devlet büyüklerimize ve bana güven duyan herkese en kalbî şükranlarımı arz ederim.

Yüce Rabbimizden en büyük dua ve niyazım, Başkentimize hizmet ederken yardım ve desteğini üzerimizden eksik etmemesi, daima sevdiği ve hoşnut olduğu güzel çalışmaları yaparak rızasını kazanabilmektir.

Bu vesileyle kuruluşundan günümüze kadar Ankara Müftülüğü görevini ifa eden bütün müftülerimizi ve müftülük hizmetlerinde bulunan kardeşlerimizden ebediyete irtihal edenlere yüce Allahtan rahmet, hayatta olanlara sıhhat ve âfiyetler niyaz ediyorum. Başta Ankara Valimiz Ercan Topaca bey olmak üzere, Tüm Ankaralı kardeşlerimizi, din gönüllüsü mesai arkadaşlarımı hürmet ve muhabbetle selâmlıyorum.

Görevimiz, hem bu dünyada hem de ahirette ebedi kurtuluş ve mutluluğa erebilmek için Din-i Mübin-i İslâm’ın rahmet çağrısıyla insanlarımızı buluşturma yolunda var gücümüzle, gece gündüz çalışmak, Azîz ve Gâzî Milletimize hizmetkâr olmaktır.

Hedefimiz, Başkanlığımızın hedefleri, vizyon ve misyonuna uygun olarak, 5930 din gönüllüsü kardeşlerimle beraber ekip ruhuyla hareket ederek, tüm insanların ve fikirlerin önemsendiği bir anlayışla, birlik ve beraberlik ruhu içinde, hiçbir şekilde ayrılıklara fırsat vermeden toplumun tamamına ulaşmaktır. Ankara’nın her köşesinde, camilerde, Kur’an kurslarında, mihraplarda, minberlerde, kürsülerde, şerefelerde asırlarca ilahi rahmet ve merhamet çağrısının, ezanların ve salâların yankılandığı, ezanların ve salâların tanklara, uçaklara, silahlara galip geldiği bu topraklarda dinin rahmet iklimini ulaştıramadığımız, Kur’anla buluşturamadığımız hiçbir ev, hiçbir işyeri, hiçbir kurum ve kuruluş, hiçbir gönül bırakmamaktır. Yüce dinimizin diriltici nefesini ve mesajını hayatla buluşturmaktır.

Bu güne kadar Ankara için, ülkemiz için gayret eden, âlemi islâma hizmet eden, eser bırakan şahsiyetleri minnetle, hayırla yâd ediyorum. Yüce Allah’tan hayırla yâd edilecek hizmetler yapmayı ümit ve niyaz ediyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle yeni görevimin ülkemiz, milletimiz, Ankara’mız için hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Cenâb-ı Hakk’ın inayetinin hep bizimle birlikte olmasını, tevfikini refik etmesini, bizi mahcup ve pişman etmemesini diliyor, tüm milletimizin ve Ankara’nın hayır dualarını ve desteklerini bekliyor, 2017 yılının birlik beraberliğimizi, kardeşliğimizi daha da pekiştirmesini,ülkemizi ve alemi İslamı terörden arındırmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.    

 “Her idari görev ateşten gömlektir ama Diyanet görevi ateşten cübbedir…”

Her idari görev ateşten gömlektir ama Diyanet görevi ateşten cübbedir. Gömlek vücudun yarısını yakar fakat cübbe vücudun tamamını yakar. Sorumluluk yerine getirilmediği zaman vücudun tamamını yakar. Birde başımıza koyduğumuz sarık vardır. O sarık, hiçbir leke kabul etmez. Atalarımız, büyüklerimiz, geleneğimiz, sarığın üzerinde sarılı olan beyaz kumaşın 7 metre olmasın bir gelenek olarak kabul etmiştir. 7 metre oluşunun çok derin bir manası vardır. Çünkü 7 metre, herkesin ebediyete ve ahirete giderken sarıldığı kumaşın ölçüsüdür. Dolayısıyla başına sarık saran insan, her an Rabbine kavuşmaya hazır demektir, her an Allahın huzuruna gitmeye ve orada hesap vermeye hazır demektir. Kalbi hazır, ruhu hazır demektir. Onun için bu görevleri üstlenen her arkadaşımıza biz dua etmeliyiz ki hem üzerindeki cübbe vücudunu yakmasın, hem de başındaki sarığa hiçbir leke düşürmeden bu ulvi görevi hakkıyla ifa edebilsin.”

“En büyük zorluk, şiddeti, zulmü, savaşı dönüştürecek, rahmeti ve adaleti kaybetmektir…”

İnsanların, milletlerin, ülkelerin zor zamanları bulunduğunu, insan, millet, ülke, ümmet olarak tarihin en zor zamanlarından geçtiklerini belirten Başkan Görmez, en büyük zorluğun, zorluğu dönüştürecek kolaylığı kaybetmek olduğunu ifade etti. Başkan Görmez, en büyük zorluğun, şiddeti, zulmü, savaşı dönüştürecek, rahmeti ve adaleti, cehaleti ortadan kaldıracak ilim ve hikmeti kaybetmek olduğunu söyledi.

“En büyük terör, terörün kendisi değil, terörün İslam ile özdeşleştirilmesidir…”

Küresel kötülüğün, terörü modern bir savaş yöntemine dönüştürdüğünü ve İslam ümmetini küresel kötülüğün kuşattığını anlatan Başkan Görmez, küresel kötülüğün ahlak ve hukuk tanımayan modern bir savaş yöntemi olarak teröre başvurduğunu kaydetti.

“Terörün ve şiddetin en büyük mağduru İslam’ın kendisidir. En büyük terör, terörün kendisi değil, terörün İslam ile özdeşleştirilmesidir.” diyen Başkan Görmez, yeryüzüne son rahmeti getiren İslam’ın şiddetle, nefretle, savaşla özdeşleştirilmesinin herkesin içinde bulunduğu konumu, yaptığı hizmetleri yeniden gözden geçirmesini zorunlu kıldığını bildirdi.

“Müftülük, İslam medeniyetinin en soylu makamlarındandır…”

Başkan Görmez, müftünün İslam medeniyetinin en soylu ve manevi sorumluluğu en yüce makamlarından biri olduğunu ifade ederek, “Biz, diyanet hizmetlerini bürokratik bir sisteme dönüştürdüğümüzde kendimizi diyanet il müdürlüğü konumuna düşürmüş oluruz.” diye konuştu.

“Din görevlisi” değil, “Din gönüllüsü”

Başkan Görmez, her Müslümanın, dinin görevlisi olduğunu söyleyen Başkan Görmez, “Din görevlisi diye bir sınıf olmaz. Biz, diyoruz ki sloganımız şu olsun; Atanmış din görevlisi yok, adanmış din gönüllüsü olsun. Her birimiz adanmış din görevlisi olduğumuz zaman, hademe-i hayrat olduğumuz zaman, iyiliğe, güzelliğe, hayra öncülük yaptığımız zaman görevlerimizi hakkıyla ifa etmiş oluruz. Reklam, şov, propaganda ile irşad, tebliğ ve davet yan yana gelemez. Diyanet hizmetleri reklam ve propaganda kelimeleriyle ifade edilmez. İrşad, davet ve tebliğ kavramlarıyla ifade edilir.

Hizmetleri için kullanılan en soylu kavramın ise “imam” olduğunu dile getiren Başkan Görmez, 15 Temmuz’un ardından bu kavramın, ihanet şebekelerinin öncülerine isim olarak verildiğini ve camilerde bu soylu görevi yapan insanlara bile “imam” denilmekten çekinir hale gelindiğini kaydetti.

Başkan Görmez, konuşmasının sonunda yaklaşık 6 aydır vekaleten Ankara Müftülüğünü yapan Ali Gülden’e teşekkür etti. Ardından, Ankara Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, Ali Gülden’e teşekkür ederek çiçek verdi. Başkan Görmez, Sönmezoğlu’na cübbe ve sarığını giydirerek hayırlı olması temennisinde bulundu. Haber Merkezi

CEVAPLA